• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-

“Cemaat ne istediyse verdim”…Ne verdin açıkla ?

26 Kasım 2013 11:34
“Cemaat ne istediyse verdim”…Ne verdin açıkla ?

Ne verdin açıkla?

Cemaat ne istediyse verdim” diyen Tayyip’e soruyoruz
Demek ki, kapalı kapılar ardında cemaatle pazarlıklar yapılmış Belli ki, cemaatin devlet kurumlarına sızmasına göz yumulmuş BAŞBAKAN dershane konusunda cemaate çıkışırken “Cemaat ne istedi de bugüne kadar geri çevirdik” demişti… Demek ki Tayyip Erdoğan, cemaate bir şeyler vermiş. Tıpkı gizli pazarlıklarda PKK’ya verilenler gibi… Peki bunlar ne? Cemaatin yargı, emniyet ve diğer devlet kurumlarına sızmasına, iktidarın sessiz kalması bu yüzden mi?

Başbakan’ın cemaat için ‘Bizden ne talep ettiler de yapmadık?’ açıklamasına yanıt Gülen’in yanındaki isimden geldi: “Haklı talepleri karşılamak boyunlarının borcudur.”

Başbakan Tayyip Erdoğan, 23 Kasım’da, Yüksek Düzeyli İstişare Konseyi toplantısı için gittiği Rusya’dan dönerken gazetecilere, dershanelerle ilgili cemaatin tepkisini değerlendirdi ve şu cümleyi kurdu: “Cemaat üyeleri şimdiye kadar bizden ne talep ettiler de yapmadık. Cemaatin en ileri gelenleri, mensupları bugüne kadar acaba ne getirdiler de Tayyip Erdoğan bunu geri gönderdi. Benden geri dönen hiçbir şey yoktur.” Erdoğan’ın bu açıklamasının üzerinden iki gün geçti ve kamuoyu şu soruya yanıt arıyor: “Cemaat, Başbakan’dan ne talep etti? Hangi konularda beraber hareket edildi?

Beraber yürüdüler

2008’den bu yana Ergenekon, Balyoz, KCK gibi davalarda, telefon dinlemelerinde, gazetecilerin tutuklanmasında ortak hareket ettiği iddia edilen iktidar-cemaat ikilisi, 2010’daki 12 Eylül referandumunda da işbirliği yapmıştı. Bu işbirliğinin kesin kanıtı da Fethullah Gülen’in, “İmkân olsa mezardakileri bile kaldırarak referandumda ‘evet’ oyu kullandırmak lazım” cümlesi olmuştu. Ve bugün dershane konusunda başlayan tartışmada halkın Başbakan’dan beklentisi şu: “Ne talep ettiler? Siz ne verdiniz?
Talepler karşılanmalı’

Erdoğan’a yanıt, Gülen’in konuşmalarının yer aldığı herkul.org internet sitesinin editörlüğünü yapan Osman Şimşek’ten geldi. Şimşek twitter üzerinden şöyle konuştu: “Riyâset, bir ihsan ve ikram makamı değil bir hizmet vasıtasıdır. Halkın haklı ve makul taleplerini karşılamak idarecilerin boynunun borcudur.”dedi. Gülen’le birlikte ABD’de aynı evde yaşayan sitenin editörü Şimşek, dershanelerin bir taşına dokundurmayacaklarını da ekledi.

Çok kötü şeyler duyabilirsiniz

Dershanelerin kapatılmak istenmesiyle ilgili gerilim tırmanıyor. Sosyal medyadaki tartışmalar üzerine Fethullah Gülen’in herkul.org isimli internet sitesinde “Hiç Durmadan Yürüyeceksiniz!” başlığıyla üçüncü bir açıklaması yayınlandı. Gülen, açıklamasında “Çok kötü şeyler duyabilirsiniz, rica ediyorum ben, aynıyla mukabelede bulunmamak lazım. Şimdilerde twitter denen şeyler var; iyi şeylere tercüman olursa, Allah’ın rahmeti; insanları birbirine düşürüyorsa, Allah’ın belası şey. İnsanlar birbirine atıp duruyorlar. İnsanlar bu atmalara geliyor, bu defa da onlar atıyorlar” dedi.

‘Presler arasında ezildim’

Önüne 50 defa engel çıkarıldığını kaydeden Fethullah Gülen, “Kendimi bildiğimden bu yana hiç presler arasında ezilmeden kurtulduğumu görmedim” diye konuştu. Daha önceki açıklamalarında da ‘firavun’, ‘Nemrut’ gibi ifadeler kullanan Gülen açıklamasına şöyle devam etti: “Buradaki de öyle bir şey. Her zaman üzerime geldiler. Birisi diyebilir ki ‘maske düştü!..’ A be birader, sen mü’minsin, yapma bunu. 1960, 1970, 1980 ve 28 Şubat’ta preslendim. İncinsek de incitmemeliyiz, kırılsak da kırmamalıyız. Beklentilere işi bağlamamak lazım. Bizim beklediğimiz bir şey var, o da Allah’ın hoşnutluğu. Ne kin ne garaz ne nefret, ne kimseye firavun deme ne Nemrut deme ne de tiran deme!

‘İkna odaları kuruldu’ iddiası

Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, dershane tartışmaları üzerinden Erdoğan’ı “Açacağınız yaranın tedavisi sonsuza kadar sürer” sözleriyle eleştirdi . Dumanlı, dün köşesinde Erdoğan’a “Açık Mektup” yazdı: “İnsanlar civanmert bir eda ile size, ‘Bu yanlıştır…’ diyor. Halk sizden bunu bekliyor. Aksi takdirde açılan yarayı tedavi etmek, değil on yıl, sonsuza kadar sürecektir. Adamlar feryat ediyor; ama bakanlık yetkilileri ikna odalarında kendi masalları eşliğinde derin bir uykuya dalmış durumda.”

‘İki tarafta da belgeler var’

Ergenekon operasyonları sırasında, polis teşkilatı içerisinde cemaat örgütlenmesinin olduğunu iddia eden ve yazdığı kitap yüzünden hapis yatan Ahmet Şık, Birgün’e manşet olan açıklamalarında şu dikkat çekici ifadeleri kullandı: “Cemaat, AKP için bir milli güvenlik meselesi haline geldi. Bu savaş gerçekten karşısındakini yok etmeye dönük olursa kazananı olmayacak bir savaş. İki tarafın da elinde kanımca birbirini yok edecek etkide belge ve bilgi var. İki güç odağı da Ergenekon süreci dediğimiz darbe döneminin suç ortakları. ”

‘Cemaat bebek öldürmedi’

Cemaatin gazetelerinden Bugün’de yazan Gültekin Avcı, dershanelerle ilgili AKP’ye ‘PKK göndermesi’ yaptı ve şu iddialarda bulundu: “Hatırlatmak gerekir ki ‘dershanemiz kalkmasın’ diye feryat edenler, her talebine devletçe pür dikkat kulak verilen PKK şeytanlarının aksine insandır. PKK şeytanlarından daha onurlu, daha iyi kalpli, daha nezih, daha güvenilir ve bu vatanın ihanet bilmez öz evlatlarıdır. Bebek ve kadın öldürmemişlerdir. ‘28 Şubat İslamcı düşünceyle yaşıyor’ dedirtmeyin insanlara.”

ne-verdin-acikla-fettullah-gulen-basbakan-cemaat

Sarıyer Fısıltı Gazetesi
Bu haber 256 kişi tarafından okunmuştur

 

Etiketler